Orlando
Zamanın ve kimliklerin dönüşümünü olağanüstü bir şekilde ele alan eser, sıradışı bir yolculuğa çıkarıyor. Ana karakterin yüzyıllar boyunca yaşadığı değişimler, insanın kendini ve çevresini algılayış biçimini derinlemesine sorgulatıyor. Kadın ve erkek kimliklerinin iç içe geçtiği bu serüvende, sınırların ne denli esnek olabileceğine tanıklık ediliyor. Hikaye boyunca zaman kavramı adeta bir akışkanlık kazanıyor, geçmiş ve gelecek iç içe geçerek okuru büyülüyor. Toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve bireysel özgürlükler arasındaki çatışmalar, anlatının temelini oluşturuyor ve düşündürücü bir atmosfer yaratıyor. Karakterin deneyimleri, insanın kimlik arayışının ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu gözler önüne seriyor. Her dönemin ruhunu yansıtan detaylarla örülü anlatım, okuyucuyu adeta zamanda yolculuğa çıkarıyor. Anlatının şiirsel dili ve hayal gücünü zorlayan kurgusu, sıradan bir hikayeden çok daha fazlasını vaat ediyor. Okudukça insanın kendisi ve çevresiyle ilgili yeni farkındalıklar kazanması mümkün hale geliyor. Böyle özel bir eser, edebiyatın sınırlarını zorlayan ve kalıcı izler bırakan nadir yapıtlar arasında yer alıyor.