İstanbul Mektupları
Şehir yaşamının karmaşası içinde kaybolan insanın, İstanbul'un sokaklarında gezinirken hissettikleri ve gözlemleri, zamanla bir şehrin sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhani bir mekan olduğunu gösterir. Kitap, İstanbul'un tarihi dokusunu, kültürel zenginliklerini ve günlük hayatın içindeki küçük detayları ustalıkla harmanlar. Okuyucu, satırlar arasında ilerlerken adeta şehrin sokaklarında yürüyormuş gibi hisseder; burada her köşe, her insan, her anı başka bir hikayeye kapı aralar. Yazının samimiyeti ve doğal akışı, okuyucunun metne kolayca bağlanmasını sağlar ve İstanbul'u daha derinlemesine anlamasına yardımcı olur. Şehrin tarihi mirasıyla modern hayatın iç içe geçtiği bu anlatım, değişen ve gelişen İstanbul'un farklı yüzlerini gözler önüne serer. İnsan ilişkileri, toplumsal yapılar ve bireysel deneyimler arasındaki denge, metnin temel taşıdır. Mekanların sadece fiziksel değil, aynı zamanda duygusal bir anlam taşıdığına dair sezgiler, okurun zihninde kalıcı izler bırakır. Her satırda şehrin ruhu hissedilirken, aynı zamanda bireyin bu ruhla kurduğu bağ da anlatılır. Okuma süreci boyunca İstanbul'un büyülü atmosferi, okuyucuyu kendi yaşamına ve çevresine dair yeni farkındalıklara yönlendirir. Böylece, şehirle olan kişisel ilişki yeniden tanımlanır ve farklı bakış açıları kazanılır.